Giro'da son günlere girdik. Ben, tez, ödev, sunum, proje, mezuniyet dolayısıyla pek zaman ayıramıyorum. Ian'ın ise sebebi malum, bembeyaz bir kız çocuğu.
Giro'yu hergün internet üzerinden takip etsem de, yarışı seyretmek uzun bir aradan sonra bugün nasip oldu. Yarışın son günlerine yaklaşıyoruz. David Arroyo hala pembe mayonun sahibi, yarın onu bir dinlenme etabı bekliyor, düğüm ise haftasonu çözülecek. Bundan sonra işler biraz da hesap kitap işi, geçmişte bu hesapların her zaman tutmadığına şahit olduk. Bugünkü etapta kaçanlar ve pembe mayo grubu arasında 11 dakika fark vardı, bu şimdilik normal gözükse de bundan sonraki etaplarda kimse bu kadar rahat olmayacaktır.
Etabı kazanan Cofidis takımı, 2010'a kadar ProTour lisansına sahip olmasına rağmen bu sene, Professional Continental Team lisansına sahip. Bu ayrımı da yakın bir zamanda detaylı bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Cofidis buraya Grand Tour tecrübesi kazanmasını istediği birkaç genç yarışçı getirmişti ve bu tercih olumlu gibi gözüküyor. Bir etap galibiyeti birçok takım için GC'de ilk 5'e girmekten kesinlikle daha önemli. Düşündüğünüz zaman bugün yayın boyunca ve seremoni'de gördüğünüz Cofidis renkleri, akşam internette bahsedilen Cofidis takımı ama bir GC'de 5. olan sadece bir istatistik. Sponsorlar ve sponsor arayan küçük takımlar için bunun ne kadar önemli olduğunu anlayabilirsiniz.
18. etap, 156 km'lik dümdüz bir etapta yarışacaklar. Yarışın başından beri bisikletçilerin yarıştığı etapları düşününce yarınki etap bir tatil olacak onlar için. Brescia'ya doğru güzel İtalya doğası içinde güzel bir gezinti. Fırtına öncesi sessizlik. Gc takımlarının bu işi pek umursamayacağını ve Greipel'in ilk etap galibiyetini alacağını düşünüyorum, güzel bir sprint finishi bizi bekliyor gibi. .
giro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
giro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Mayıs 2010 Perşembe
14 Mayıs 2010 Cuma
Giro D'italia 2010 - 5. Gün
Bisiklet dünyasındaki bütün romantikler dün geceki kaçışın Giro'nun 5. etapta başarılı olmasını kutladılar. 15 km harici bütün 162 km etabı önde götüren, 4'lü asıl kaçışın 3 kaçağı peloton'un 100 metre önünde yarışı bitirdiler. Her büyük tur, genelde son kilometrelerde kalp kırıklıklarıyla biten 100+ km efor sarfederek gerçekleştirilen "intiharsal" kaçışlara tanık olur. Seyirciler için kedi fare oyununu seyretmek hoştur. Sprinter takımları kovalamacayı öyle hesaplarlarlar ki ataklarına bir karşılık gelmeyeceği ve kaçışı da yakalamak için geç kalmayacakları bir zamanı seçerler. Dün bu hesaplamalar 150 metre ile yanlış çıktı ve Quick Step'den Jerome Pineau kaçışın güzel bir sprintle tamamlayarak, 5 yıldan beri ilk profesyonel birinciliğini kazandı.
Takımlarda herkes birbirini suçladı, hatta Robbie McEwen etap bilgilerini içeren kitapçığın son kilometreler hakkında yanlış yönlendirici olduğunu, bunun peloton'un hesaplarının tutmamasına yol açtığını söyledi. Sebep ne olursa olsun, bir kaçanın harcadığı büyük emeğin karşılığını aldığını görmek büyük bir keyif. Öte yandan kaçanlar bu zaman farklarını çok iyi hesapladılar. Eğer çok hızlı gitmiş olsalardı ve fark çok açılsaydı, peloton bu farkı kapatmak için daha hızlı olacaktı. Bunun yerine öyle bir tempo da gittiler ki peloton farkı son kilometrelerde kapatmanın kolay olacağını düşündü. Burda düşünemedikleri, Yukiya Arashiro'nun (Bbox Bouygues Telecom) yarışın son kısımlarında harakiri'nin bisiklet versiyonunu yapmasını ve 3 kaçanın kazanmasını sağlamak için kendisini gömmesiydi. O'nun inanılmaz eforu sayesinde peloton uzakta kaldı ama kendisi için de fiziksel olarak son sprinti yapması imkansız haline geldi ama şüphesiz ki kazanma onurunu Pineau ile beraber paylaştı.
Uzun kaçışların hemen hemen her seferinde yakalanmalarına rağmen neden Grand Tours'larda yapıldığı hep merak konusu olmuştur. 5. Etap bunun tersinin olabildiğini de kanıtladı, bazen kumar oynarsanız kazanırsınız. Aslında bu kaçışların işe yaradığı günler, yarışların son günlerinde, sprinterların dağ etapta yorulduğu ve artık yakalayacak takatleri kalmadığı zamanlardır ama bazen kaçışlar işe yarar ve dün onlardan biriydi. Tabii ki kaçış işe yaramazsa da, yakalanana kadar suratınız ve takımınızın sponsorları çok fazla Tv yayınında gözükecek. Bu da bir sonraki sene için bir kontrat şansına dönüşebilir. Kaçışınız yarışı kazanmasa da siz "kazanabilirsiniz".
Takımlarda herkes birbirini suçladı, hatta Robbie McEwen etap bilgilerini içeren kitapçığın son kilometreler hakkında yanlış yönlendirici olduğunu, bunun peloton'un hesaplarının tutmamasına yol açtığını söyledi. Sebep ne olursa olsun, bir kaçanın harcadığı büyük emeğin karşılığını aldığını görmek büyük bir keyif. Öte yandan kaçanlar bu zaman farklarını çok iyi hesapladılar. Eğer çok hızlı gitmiş olsalardı ve fark çok açılsaydı, peloton bu farkı kapatmak için daha hızlı olacaktı. Bunun yerine öyle bir tempo da gittiler ki peloton farkı son kilometrelerde kapatmanın kolay olacağını düşündü. Burda düşünemedikleri, Yukiya Arashiro'nun (Bbox Bouygues Telecom) yarışın son kısımlarında harakiri'nin bisiklet versiyonunu yapmasını ve 3 kaçanın kazanmasını sağlamak için kendisini gömmesiydi. O'nun inanılmaz eforu sayesinde peloton uzakta kaldı ama kendisi için de fiziksel olarak son sprinti yapması imkansız haline geldi ama şüphesiz ki kazanma onurunu Pineau ile beraber paylaştı.
Uzun kaçışların hemen hemen her seferinde yakalanmalarına rağmen neden Grand Tours'larda yapıldığı hep merak konusu olmuştur. 5. Etap bunun tersinin olabildiğini de kanıtladı, bazen kumar oynarsanız kazanırsınız. Aslında bu kaçışların işe yaradığı günler, yarışların son günlerinde, sprinterların dağ etapta yorulduğu ve artık yakalayacak takatleri kalmadığı zamanlardır ama bazen kaçışlar işe yarar ve dün onlardan biriydi. Tabii ki kaçış işe yaramazsa da, yakalanana kadar suratınız ve takımınızın sponsorları çok fazla Tv yayınında gözükecek. Bu da bir sonraki sene için bir kontrat şansına dönüşebilir. Kaçışınız yarışı kazanmasa da siz "kazanabilirsiniz".
Etiketler:
bisiklet,
giro,
giro d'italia,
giro d'italia 2010
Team Sky
Etiketler:
bisiklet,
giro,
giro d'italia,
giro d'italia 2010
13 Mayıs 2010 Perşembe
4. Gün - TTT

Ttt yani Team Time Trial (takım zamana karşı) 33 km'lik düz sayılabilecek bir etabın takımların tüm elemanları tarafından koşulması anlamına geliyor. Bir takımın 5.sinin derecesi o takımın derecesi sayılıyor.
TTT'yi kısaca anlattıktan sonra yorum yapmak gerekirse, açıkçası hava koşullarının etki ettiği bir yarış oldu. Team Sky'ın kazanacağını düşünüyordum ama hava şartları ve Sutton'ın lastiğinin patlaması onları kötü etkiledi. Bradley Wiggins yine de bundan sonrası için umutlu gözüküyor. Vino'nun takımının 5.sine finish çizgisinde yaptığı hareketler, Astana takımının güçsüzlüğünü göstermesinin yanında Vino'nun çaresizliğini de gösteriyordu.
Team Sky'ı biraz da sempatiyle artık favori olarak görsem de son bir hafta gerçekten acımasız geçecek, hala herkes için bir umut var. Son 1 haftaya 10 dakika önde giren bir bisikletçi oradan 20 dakika geride çıkabilir, bu yüzden Giro'yu seviyorum.
Genel Klasman:
1 Vincenzo Nibali (Ita) Liquigas-Doimo 10:44:00
2 Ivan Basso (Ita) Liquigas-Doimo 0:00:13
3 Valerio Agnoli (Ita) Liquigas-Doimo 0:00:20
4 André Greipel (Ger) Team HTC - Columbia 0:00:26
5 Matthew Harley Goss (Aus) Team HTC - Columbia
Etiketler:
bisiklet,
giro,
giro d'italia,
giro d'italia 2010
10 Mayıs 2010 Pazartesi
3. Gün

Kağıt üstünde kolay gözüken ama deniz kıyısında esen rüzgarların sorun çıkarabileceği bir etabı daha geride bıraktık. Bundan sonra yarışçılar 1 gün dinlecek ve eğer eyjafjallajökulla izin verirse İtalya'dan devam edecekler. Günün galibi Weylandt olurken, pembe mayo Vinokourov'a geçti.
Takımının kendisi için çok ciddi çalışmasına rağmen, son sprintte rakiplerine karşılık veremeyen Greipel finish sonrası Weylandt'a hiç de hoş olmayan laflar sarfetmiş ve kendisini hiçbişi yapmamakla suçlamış. Bu bir açıdan doğru olabilir ama takımı onu o kadar iyi taşıdıktan sonra son 300 metrede ataklara cevap verememesi de Greipel'in suçu (ya da gün boyu esen çapraz rüzgarların).

Yarışın ilk 3 ayağını Hollanda'ya almanın bedelini üstüste 2 gün büyük kazalarda zaman kaybeden Bradley Wiggins ödedi. Bradley kazananın 4 dakika kadar arkasında bitirdi etabı. Cadel Evans ise kaza yapmamasına rağmen bütün Team Sky'ın yerde kalmasından dolayı gecikti. Bu zaman kaybından sonra ön grupla bağı kopunca, Evans'ın en zayıf tarafını görmüş olduk. Cadel'in, kendisi için sağlam şekilde çalışacak bir takımı yok. Htc'nin tempo yaptığı ön gruba yetişmek için tek başına çalışan Evans'ın maalasef yetişmek için hiç şansı olmadı.
Çarşamba günü Team Trial'dan sonra yarış biraz daha şekillenecek gibi duruyor.

Sıralamalar,
Puan:
| 1 | Graeme Brown (Aus) Rabobank | 28 | pts |
| 2 | Wouter Weylandt (Bel) Quick Step | 27 | |
| 3 | Tyler Farrar (USA) Garmin - Transitions | 25 |
Genel Klasman:
| 1 | Alexandre Vinokourov (Kaz) Astana | 10:07:18 | |
| 2 | Richie Porte (Aus) Team Saxo Bank | ||
| 3 | David Millar (GBr) Garmin - Transitions | 0:00:01 |
Takım:
| 1 | Team Saxo Bank | 30:22:06 | |
| 2 | Team HTC - Columbia | 0:00:06 | |
| 3 | Astana | 0:00:07 |
Etiketler:
bisiklet,
giro,
giro d'italia,
giro d'italia 2010
9 Mayıs 2010 Pazar
Giro 2. Gün

Hollanda'da yarışan herkes Hollanda sokaklarının (hız rampaları, ışıklar vs. yüzünden) bir yol yarışını cehenneme çevireceğini bilmelidir. Maalasef bugünkü yarış henüz bu dersin bütün yarışçılar tarafından alınmadığını gösterdi. Takımların sportif direktörleri, takım radyolarının her zaman yarışı daha güvenli yapacağını ve yarışçıları gelecek tehlikelere karşı uyarabileceklerini iddia ederek, radyo kullanımını haklı çıkarmaya çalışırlar ama bugün bu iddia bir şakaya dönüştü.
Giro ve Tour her zaman gergin başlar. Her yarışçı kendini formda hisseder ve hiç kimse pozisyionu kaybetmek istemez ama bir taraftan ön grupta sadece birkaç kişi için yer vardır. Bugünkü etabın finishi sprinterlar için oldukça zordu. Sonuç almak isteyen herkes ön grupta yer almalıydı. Bunun sonucu, olmayan boşluklara girmek isteyen bir sürü bisikletçi.

Tekerleklerin kaçınılmaz dokunuşları, pembe mayo sahibi de dahil olmak üzere pek çok kişiyi çok ters bir zamanda düşürdü. Peloton Wiggins'le beraber 2'ye bölündü ve 2. grubun ön gruba yetişmesi imkansızdı. İngiliz Sky bisikletçisinin mücadelesi için üzülmelisiniz. Yine de, pembe mayoyu kaybetmeleri onlar için bir şans olabilir. Şimdi yarışın kontrolü artık BMC'de. Sky takımı çok erken ele geçirdiği pembe mayoyu korumak için yorulabilir ve önümüzdeki haftalardaki zorlu dağ etaplarında Evans'ı tek başına bırakabilirlerdi.
Günün galibi Farrar'a ise güçlü sprintinden dolayı şapka çıkarmak gerekir, her ne kadar başarısının bir kısmını muhtemelen o sırada beynine kan sıçramış olan şekilde Sky takımından Sutton'ın erken sprintine borçlu olsada.

Gün sonunda sıralamalar şöyle,
1 Tyler Farrar (USA) Garmin - Transitions 25
2 Bradley Wiggins (GBR) Sky Professional Cycling Team 25
3 Matthew Harley Goss (Aus) Team HTC - Columbia 20
Genel Klasman:
1 Cadel Evans (Aus) BMC Racing Team 5:07:09
2 Tyler Farrar (USA) Garmin - Transitions 0:00:01
3 Alexandre Vinokourov (Kaz) Astana 0:00:03
Takım:
1 Garmin - Transitions 14:50:21
2 Team HTC - Columbia
3 Ag2R La Mondiale 0:00:03
Giro D'Italia 2010 - Genel
Sadık bisiklet fanlarının favorisi Giro d’Italia dünyanın en önemli ikinci bisiklet yarışıdır. Giro, Tour de France’ın başarısından esinlenilerek, 1909 yılında, tıpkı Fransa’daki emsali gibi, bir spor dergisinin, La Gazetta dello Sport’un satışlarını arttırmak amacıyla başlatılmıştır.
Tour de France’ın aksine Giro daima yerel bir yarış olarak kalmıştır ve yarışın tarihinde toplamda 65 yarışı İtalyan bisikletçiler kazanmıştır. (İtalya’dan sonra bu konuda en başarılı ülke 7 GC birinciliğiyle Belçika’dır). Daha popüler olan Tour ile karşılaştırıldığında, Giro hala bir fan yarışıdır - aşırı medya ilgisi ve bisiklet süper starlarının gösterişli katılımlarıyla adeta sirk görünümü alan Tour’dan farklı olarak Giro seyircileri bisikletçilere daha çok yaklaşabilmektedirler. Bu da büyük ihtimalle gerçek bisiklet severlerin neden Giro’yu Tour’dan daha sabırsızlıkla beklediğini açıklamaktadır.
Yarış, özellikleri bakımından da Tour’dan daha farklıdır. Etaplar günün geç saatlerinde başlar ve amatör bir yarışmışçasına neredeyse yürüyüş hızıyla devam eder. İlerleyen zamanda ise etap bir anda çığrından çıkarak insan performansının sınırlarını zorlayan bir hal almaya başlar. Yarış, süreklilik gösteren şiddetli yön ve hız değişiklikleriyle sonuna kadar İtalyan karakterine sahiptir
Giro izleyiciye İtalya’nın tüm güzelliklerini sunarken, sürücülere Güney Avrupa’nın “çizme”si etrafında adeta cehennemi yaşatır. Bu sene Giro, Toskana’nın, strade bianchi gibi, lastiklerin patlayacağı ve kazaların yaşanacağı asfaltsız yollarını ve ortalama eğimi %11.5 olan 10 kilometrelik bir zirve finishiyle (ne kadar dik olduğunu anlayabilmeniz için bu çıkışın rekorunun, ortalama 15.05 km/h hızla Gilberto Simoni’ye ait olduğunu belirtmek gerekir ) 256 km uzunluğundaki L’Aquila etabını içeriyor. Bunu, Plan de Corones’e doğru, %20 ve %24 eğimli rampalara sahip toprak yolda gerçekleşecek olan zamana karşı dağ etabı takip edecek. Yürüyüş hızında ilerleyecek bu etapta, izleyiciler sürücülerin nasıl acı çektiğine tanıklık edebilecekler. Bu aşamada zamana karşı bisikletleri görmek pek mümkün olmayacak.
Bu sene yarışın bir İtalyan favorisi yok. Bu sebepten dolayı yarış birçok bisikletçi için açık görünüyor. Cadel Evans, Carlos Sastre and Alexandre Vinokourov hepsi muhtemel şampiyon adayları arasında gözüküyor, hatta Bradley Wiggins’in bile kazanma şansı var. Italyan bisikleti (maalasef) son zamanlarda doping skandallarıyla çalkalandı ve Ivan Basso, en muhtemel italyan favorisi, doping cezasının ardından yarışa katılmakta. Giro özellikleri itibariyle her sene sürpriz bir yarışçı ortaya çıkartan bir yarış, bu sene belirli bir favorisinin olmaması yarışı daha heyecanlı kılıyor. Arkanıza yaslanın ve tadını çıkarın.
Yarışla ilgili birkaç not:
GC (Genel Klasman) lideri (en hızlı, yani en düşük yarış zamanı olan) maglia rosa yani pembe forma giyecek (La Gazetta dello Sport’un rengi) Bu her etabın sonunda bir yarışçıya verilecek ve bunun sahibi takım en uzun süre bunu elinde tutmaya çalışacak. Yarışın sonunda, genel klasman birincisi yarış birincisi olacak.
Maglia Verde yani yeşil mayo’yu dağ sıralamasını önde götüren giyer. Yollardaki birçok tırmanış noktası sınıflandırılmıştır ve bu noktaları geçen ilk yarışçı belirlenen puanlara sahip olur. Alınacak puanlar yarış organizatörleri tarafından, etabın hangi noktasında oldukları, diklik veya tırmanış uzunluğuna bağlı olarak belirlenir. Yeşil mayo dağ sıralamasında en çok puanı toplayan yarışçının olur. Bu yarışçı genelde maglia rosa için ciddi bir rakip değildir ve genellikle peloton tarafından kaçmasına izin verilen iyi bir tırmanıcıdır. Gerçekçi bir kazanma şansı olan yarışçı genellikle kaçma ve dağ puanlarını toplama şansına rakipleri tarafından takip edileceği için sahip olmaz. Dağ mayosu için yarışanlar genellikle belirli bir hedef doğrultusunda kaçabileceği ve puanları toplayabileceği kilit etapları seçer. Bu sadece birkaç etapta olacağı için takımı onu koruyarak diğer muhtemel rakiplerin kaçmasına fırsat vermeyerek onların puan almasını engellemeye çalışır. Maglia Verde için yarışan bir sürücünün etaplarda sonuncu gelmesi olağan dışı değildir bu sebepten dolayı genel klasman için bir tehdit oluşturmayacağından kaçmasına izin verilir.
Her etabı birincilikle bitiren yarışçılara puanlar verilmekte ve yol üzerinde çeşitli “intermediate” puanları bulunmaktadır. Bu puanları en çok toplayan yarışçı da maglia ciclamino, siklamen mayo sahibi olur. Bu yarışma çoğu zaman “sprinter”lar tarafından domine edildiği için sprinter mayosu olarak da nitelendirilir fakat bu yarışma sprintten daha çok dayanıklılık içermektedir. Bu yılki Giro çok acımasız dağ etaplarına sahip olduğu için çoğu sprinter bitiremeyeceğinden, bu mayonun sahibi en hızlı değil en dayanıklı olacak.
Genellikle insanlar neden 6 etabı kazanan bir sprinterın neden maglia rosa sahibi olmadığı konusunda kafa karışıklığı yaşarlar. Bunun sebebi bir grupta bitiren yarışçıların hepsinin genel klasmanda aynı zamana sahip olmasındandır. (bunun sebebi son sprintte kazaların önüne geçilmek istenmesindendir) Kalabalık bir sprintle biten etaplarda bütün yarışçıların aynı genel klasman zamanına sahip olacaklardır.
Tour de France’ın aksine Giro daima yerel bir yarış olarak kalmıştır ve yarışın tarihinde toplamda 65 yarışı İtalyan bisikletçiler kazanmıştır. (İtalya’dan sonra bu konuda en başarılı ülke 7 GC birinciliğiyle Belçika’dır). Daha popüler olan Tour ile karşılaştırıldığında, Giro hala bir fan yarışıdır - aşırı medya ilgisi ve bisiklet süper starlarının gösterişli katılımlarıyla adeta sirk görünümü alan Tour’dan farklı olarak Giro seyircileri bisikletçilere daha çok yaklaşabilmektedirler. Bu da büyük ihtimalle gerçek bisiklet severlerin neden Giro’yu Tour’dan daha sabırsızlıkla beklediğini açıklamaktadır.
Yarış, özellikleri bakımından da Tour’dan daha farklıdır. Etaplar günün geç saatlerinde başlar ve amatör bir yarışmışçasına neredeyse yürüyüş hızıyla devam eder. İlerleyen zamanda ise etap bir anda çığrından çıkarak insan performansının sınırlarını zorlayan bir hal almaya başlar. Yarış, süreklilik gösteren şiddetli yön ve hız değişiklikleriyle sonuna kadar İtalyan karakterine sahiptir
Giro izleyiciye İtalya’nın tüm güzelliklerini sunarken, sürücülere Güney Avrupa’nın “çizme”si etrafında adeta cehennemi yaşatır. Bu sene Giro, Toskana’nın, strade bianchi gibi, lastiklerin patlayacağı ve kazaların yaşanacağı asfaltsız yollarını ve ortalama eğimi %11.5 olan 10 kilometrelik bir zirve finishiyle (ne kadar dik olduğunu anlayabilmeniz için bu çıkışın rekorunun, ortalama 15.05 km/h hızla Gilberto Simoni’ye ait olduğunu belirtmek gerekir ) 256 km uzunluğundaki L’Aquila etabını içeriyor. Bunu, Plan de Corones’e doğru, %20 ve %24 eğimli rampalara sahip toprak yolda gerçekleşecek olan zamana karşı dağ etabı takip edecek. Yürüyüş hızında ilerleyecek bu etapta, izleyiciler sürücülerin nasıl acı çektiğine tanıklık edebilecekler. Bu aşamada zamana karşı bisikletleri görmek pek mümkün olmayacak.
Bu sene yarışın bir İtalyan favorisi yok. Bu sebepten dolayı yarış birçok bisikletçi için açık görünüyor. Cadel Evans, Carlos Sastre and Alexandre Vinokourov hepsi muhtemel şampiyon adayları arasında gözüküyor, hatta Bradley Wiggins’in bile kazanma şansı var. Italyan bisikleti (maalasef) son zamanlarda doping skandallarıyla çalkalandı ve Ivan Basso, en muhtemel italyan favorisi, doping cezasının ardından yarışa katılmakta. Giro özellikleri itibariyle her sene sürpriz bir yarışçı ortaya çıkartan bir yarış, bu sene belirli bir favorisinin olmaması yarışı daha heyecanlı kılıyor. Arkanıza yaslanın ve tadını çıkarın.
Yarışla ilgili birkaç not:
GC (Genel Klasman) lideri (en hızlı, yani en düşük yarış zamanı olan) maglia rosa yani pembe forma giyecek (La Gazetta dello Sport’un rengi) Bu her etabın sonunda bir yarışçıya verilecek ve bunun sahibi takım en uzun süre bunu elinde tutmaya çalışacak. Yarışın sonunda, genel klasman birincisi yarış birincisi olacak.
Maglia Verde yani yeşil mayo’yu dağ sıralamasını önde götüren giyer. Yollardaki birçok tırmanış noktası sınıflandırılmıştır ve bu noktaları geçen ilk yarışçı belirlenen puanlara sahip olur. Alınacak puanlar yarış organizatörleri tarafından, etabın hangi noktasında oldukları, diklik veya tırmanış uzunluğuna bağlı olarak belirlenir. Yeşil mayo dağ sıralamasında en çok puanı toplayan yarışçının olur. Bu yarışçı genelde maglia rosa için ciddi bir rakip değildir ve genellikle peloton tarafından kaçmasına izin verilen iyi bir tırmanıcıdır. Gerçekçi bir kazanma şansı olan yarışçı genellikle kaçma ve dağ puanlarını toplama şansına rakipleri tarafından takip edileceği için sahip olmaz. Dağ mayosu için yarışanlar genellikle belirli bir hedef doğrultusunda kaçabileceği ve puanları toplayabileceği kilit etapları seçer. Bu sadece birkaç etapta olacağı için takımı onu koruyarak diğer muhtemel rakiplerin kaçmasına fırsat vermeyerek onların puan almasını engellemeye çalışır. Maglia Verde için yarışan bir sürücünün etaplarda sonuncu gelmesi olağan dışı değildir bu sebepten dolayı genel klasman için bir tehdit oluşturmayacağından kaçmasına izin verilir.
Her etabı birincilikle bitiren yarışçılara puanlar verilmekte ve yol üzerinde çeşitli “intermediate” puanları bulunmaktadır. Bu puanları en çok toplayan yarışçı da maglia ciclamino, siklamen mayo sahibi olur. Bu yarışma çoğu zaman “sprinter”lar tarafından domine edildiği için sprinter mayosu olarak da nitelendirilir fakat bu yarışma sprintten daha çok dayanıklılık içermektedir. Bu yılki Giro çok acımasız dağ etaplarına sahip olduğu için çoğu sprinter bitiremeyeceğinden, bu mayonun sahibi en hızlı değil en dayanıklı olacak.
Genellikle insanlar neden 6 etabı kazanan bir sprinterın neden maglia rosa sahibi olmadığı konusunda kafa karışıklığı yaşarlar. Bunun sebebi bir grupta bitiren yarışçıların hepsinin genel klasmanda aynı zamana sahip olmasındandır. (bunun sebebi son sprintte kazaların önüne geçilmek istenmesindendir) Kalabalık bir sprintle biten etaplarda bütün yarışçıların aynı genel klasman zamanına sahip olacaklardır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
